BAŞARISIZLIĞI BAŞARIYLA KARŞILAMAK

BAŞARISIZLIĞI BAŞARIYLA
KARŞILAMAK:
Başarısızlığı başarı için nasıl kullanabiliriz?
Başarısızlığı, zirveye ulaşmaya çalışan bir insanın üzerine doğru yuvarlanarak gelen kayaya benzete biliriz. Bir insanın başına gelen bir başarısızlığı başarıya ulaşmak için nasıl kullanabilir? Aşağıda mücadeleci “çekirgeler” için hazırlanmış, başarısızlığın üzerine basıp başarıya yürümek amacıyla hazırlanmış 10 yaklaşım bulacaksınız.
1- Bir gün mutlaka tutumu: başarısız değilim, sadece şimdilik başarılı değilim! Bir gün mutlaka, bir şekilde istediğimi yapacağım.
2- Ders alma tutumu: “insan ders aldığı bir başarısızlığı aşmış, ondan daha büyük hale gelmiştir.” Bu yaşadıklarımdan ne yapmam ve ne yapmamam gerektiğini çok iyi öğrendim.
3- Bu sonuç başarısız sayılmaya yetmez: “tek iş başardığı için kasıla kasıla yaşayanların kendilerini başarılı görmesi nasıl ki bir illüzyon ise, tek başarısızlıkta kendini aşağılayan bir insanın yaptığı da o derece yanlıştır. Tek çiçekle bahar olmaz, tek kar tanesiyle de kış gelmez.
4- “Şablona uyuyorum” durumu: “Hedefine giderken defalarca başarısız olmak, tüm büyük adamların başına gelmiş, benim de başıma geliyor demek ki bende büyük adamlarla aynı yoldayım!
5- Kolay ulaşılan değersiz olur: “ilk denemem de olsaydı, belki daha çok sevinirdim ama sevincim kısa sürerdi. Birden çok denemeyle ulaştığım şey, benim için daha kıymetli olur.” Kolay ele gelen kolay elden gider.
6- Yeni bir yol yasası: “başarısız olan ben değildim, kullandığım yoldu. Demek ki aynı amaca farklı yoldan gitmeliyim”. Başarısızlığa giden yolları bitirdiğimde doğal olarak başarıya giden yolu bulacağım!
7- Yüklenme yasası: “ tüm gücümle yüklenmedim, ondan olmadı. Şimdi topladım kalbimin dağılan her bir köşesini ve hedefe kitlendim.”
8- Kendini büyütme yasası: “önümde ki engel benden büyüktü aşamadım ama bende kendimi büyütebilir, kendimi daha çok genişletebilir, o engeli aşabilirim.”
9- Yeni akıl yasası: “ başarısızlık bir puzzle’da parçaları yanlış yere yerleştirmektir.” İlk denemede ki olumsuzsa, yapılması gereken en başa dönüp yeni bir mantıkla parçaları yeniden düzenlemektir.
10- Geleceğe dön yüzünü: “ artık önümüzdeki maçlara bakacağız! Geleceğim hala yerinde duruyor ve hayatımın kalan kısmını orada geçireceğim. Bu iş olmadı ama hissediyorum gelecekte bir gün bir şekilde dikkate değer bir iş başaracağım!” “Daha oynanmadı son el!”
Başarısızlık kötü bir durumdur ama başa çıkılmaz değildir.
Başarısızlıkla başa çıkmak için kullanılacak en kötü yol söylenmektir! Çanakkale’de Seyit Onbaşı başarısız olacağını bile düşünmeden “ ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ” dedirtti tüm insanlığa!
Edison lambayı bulana kadar 99 kez deney yaptı.
Sonuç’a gitmek ya da gitmemek, başarısızlığa değil size bağlıdır.
[mümin sekman, limit sizsiniz kitabından alınmıştır]


Denizli’nin Saray köyünde doğdu. Adını Fatma koydular. Şalvarlı bir hayattan İzmir’e göç edince mini eteğe geçti. Çevresinde bir memur ailesi vardı. Bir çok kez evden kaçtı intihara kalkıştı.Lakabı cüce belaydı. 14 yaşında onu anlayan, ona şefkat kapılarını sonuna kadar açan tek insan olan ananesini kaybetti. Hayat umudunun kanatlarını kırpmıştı!
Durmaya niyeti yoktu. 16 yaşında bir ses yarışmasına katılmak için cebindeki son parayla İst. kaçtı. Akşam kalacak yeri de otel parası da yoktu. Bindiği bir taksinin babacan şoförü haline acıyıp onu kendi evine götürdü. Ailesiyle tanıştırdı, sabah onu yarışmaya götürdü. Yarışmada altıncı olabildi. Cesareti kırılmadı hemen büyük prodüksiyonlara imza atan bir yapımcıya gitti fakat ondan “senden ne köy olur ne kasaba” cevabını aldı.
İkinci kasetini çıkardı. Üçüncü kasetini çıkardı ve “kaybolan yıllar” ile ilk ciddi başarısını yakaladı. Hedef büyüttü Avrupa’ya açılacaktı. 29 yaşında Eurovision’a katıldı sonuç iyi değildi. TRT’den geçmediği için şarkılarını söyleyemedi. TRT de kanatlarını kırpmıştı.
İlk yarışmada birinci seçilemedi ama defalarca yılın kadın sanatçısı seçildi. Albümleri milyonlarca sattı. Bir minik serçenin kendi hayallerine uçma hikayesiydi okuduğunuz. “cüce bela” Fatma Sezen Yıldırım olarak başlayıp, aşk ve anlam dolu şarkıların kadını Sezen Aksu oldu. O iyi bir evlat olamadı, ilişkileri başarıyla yürüten bir eş olamadı, diploma mesleğini yapan bir ziraatçı olamadı, girdiği yarışmada birinci yetenek olamadı, ilk albümüyle patlayan star olamadı, devlet televizyonunun resmi sanatçısı olamadı, 







